Previous
Next

14 Mart 2018 Çarşamba

Mavi'den Dörtleme: Dizi Önerileri

Mavi'den Dörtleme: Dizi Önerileri

dizi yorumları, la casa de papel, bir deli mavi, altered carbon, narcos, westworld


        Selam mavi kelebekler. Uzun  zaman oldu yazı yazmıyordum. Bari bir öneri vagonu ile geleyim. Şu aralar izlediğim ve gerçekten değer dediğim dizileri sizlerle paylaşacağım. Umarım hepiniz için güzel olur. Vaktimin çok olmasından mıdır, boşlukta olmamdan mıdır bilinmez ama yine dizilere takmış durumdayım. Şimdi size bu yapımlardan 4 tanesini sunacağım. Hadi başlayalım o halde.

                                                              LA CASA DE PAPEL:
dizi yorumları, la casa de papel, bir deli mavi
   
        Başlarda bu kadar popüler olması nedeniyle izlemeyeceğim diye direttiğim bir diziyle başlıyorum. Beklentiler en aza indiğinde kusursuza yakın bir dizi olabilir diye düşünüyorum. Sizi spoiler vererek sıkmayacağım. Genel olarak kendine Profesör adını veren bir abimiz uzun süredir planladığı bir soygun için 8 kişi bulur. 5 ay boyunca onları her konuda eğitir. Ve 13 gün sürmesini planladıklarını soygun girişimi için ilk adımı atarlar. 

        Dizide beni en çok etkileyen şey bu 8 kişinin şehir isimleri kullanıyor olması(Tokyo, Berlin, Moskova vb.) ve Dali maskeleri takıp, düzeni korkmadan eleştirme yapısına sahip olmalarıydı. Oluşacak her sorunu önceden düşünebilen bir beyin olan profesör dizinin ana karakteri gibi olsa da, hırsı ve becerisiyle beni en çok etkileyen karakter "Berlin" di. İyi seyirler dilerim.

NARCOS:
dizi yorumları, narcos, bir deli mavi

        Çok öncelerde birçok zorluk ile baş etmiş bir ailede doğan 6 çocuktan biriyken, nasıl böylesine bir üne kavuştu bilinmez ama çalışarak istediği hayata ulaşamayacağını anlamış biriydi belki de ana karakterimiz. Kolombiya'nın en büyük uyuşturucu kaçakçısı olan Pablo Emilio Escobar Gaviria, Madellin Karteli'nin de patronuydu.

        Diziye başladığım her gün beni bir ikilem içinde bırakan karakterimiz hırslı, zeki fakat zalim bir katil mi, yoksa fakir  halkın tabiri ile o bir Robin Hood mu bilinmez ama izlerken sıkılmayacağınız bir dizi ortaya konmuş diyebiliriz. İyi seyirler.

ALTERED CARBON:
dizi yorumları, altered carbon, bir deli mavi

        Size 25.yy'dan bahsetmek istiyorum. Ölümün artık modasının geçtiği, ruhların saklanarak başka bedenlerce gezebildiği bir yüzyıl hayal etsenize. Bana konu olarak çok başarılı gelen bir diziden bahsediyorum, yani;Altered Carbon'dan. 

        Takeshi Kovacs eskiden yıldızlar arası bir savaşçıymış. Beklemediği bir anda ölüm onu bulur, fakat ruhu 250 yıl boyunca hapsedilir. Bir anda kendini istemediği bir geleceğin içinde başka bir bedende bulur. Bir grup adam tarafından ona bir cinayeti çözmesi karşılığında yaşama şansı verilir. Soluksuz izlenecek bir yapım. Tavsiyem hızlı izlememeniz.

Westworld:
dizi yorumları, westworld, bir deli mavi

        Bilim kurgu ve western izlemeyi sevenleri bir araya getirmiş efsane bir dizi olarak karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz yılın en popüler dizisiydi. Anthony Hopkins'in etkisi midir bilinmez ama her bölümü daha bir heyecanla bekliyordum. Kısaca bahsedip yazıyı sonlandırayım artık.

        Westworld macera ve heyecan arayanlar için kurulmuş özel bir panayır, eğlence mekanı gibi tasarlanmış bir kasabadır. Eğlenmek için gelen zengin arkadaşlarımız burada eski zaman dilimindeki gibi kovboylar ile savaşmaktadır. Park bir ana bilgisayar ile yönetilmektedir. Ve beklenmeyen bir sorun çıkar, robotlar serbest  kalmıştır. Parka ziyarete gelenlerin ve bu projenin başındaki zekanın zor zamanları başlamıştır. İyi seyirler.



14 Şubat 2018 Çarşamba

Bir Gün Göğü İkiye Yaracak Bu Hüzün

Bir Gün Göğü İkiye Yaracak Bu Hüzün

bir deli mavi, şiir, deneme, aşk şiiri, ayrılık

Unutmayı umduğun acıları taşıyorsun yüzünde,
Kimsenin sana bu nedenle kızamayacağı acıları,
Sonra bir yudum daha alıyorsun kirli kahve bardağına doldurduğun şaraptan,
Hüzünlüsün, ağlamaklı...
Sonraları öğreneceğin çok şey var, küçüksün.
Senden korkuyorlar, seni aşağıya çekmenin zorluğu belli.
Ve tabi yine o haklı ifaden.
Bir defa kırıldığında tekrar aynı acıları yaşamam bakışların.
Başkalarına olan güvensiz adımların,
Ama bilmiyorsun işte, küçüksün...
En fazla yaşayacağın acının ayrılık olacağını sanıyorsun.
Çok fazla aşk şiiri okumuş, fazla duygusalsın.
Fakat bilmiyorsun işte, okudukça anlayacak yaşadıkça öğreneceksin.
İç sesinle türlü sürtüşmeler olacak aranda...

Bir ara akıllandım, bir daha yapmam bile diyebilirsin.
Fakat o işler öyle değil artık.
Sen artık aynı kişi değilsin...
Bir hayatı bir paket sigara ile ölçülen bir kadın değilsin ki.
Sigara paketleri değişirken ardı ardına,
Acıların bir kısmını ufacık sigara paketine sığdırıp atan,
Bitmek bilmeyen sigara paketleri ile,
Yeniden doğan acılarını hafifletemezsin.
Aşık olduğunda hele ki...

Başarısız bir aşka uğradığında kalbin,
Sanıyorsun ki bu hayatın bitip gidecek.
Bir daha sevemeyeceksin eskisi gibi.
Ama öyle değil,
Bilmiyorsun, küçüksün işte. 
Biraz daha vakit var, öğreneceksin,
Öğrenmeye başladığında sakın bakma ardına,
Bu hayal kırıklığını kaldıramazsın.
Ardında onlarca adam gördüğünde kendine şaşıracaksın.
Çünkü sen de biliyorsun, artık biliyorsun.
Yalnızca sevgi denilen his kalacak aynı...

Sevdiğin onlarca adamı hatırlayacaksın,
Seviştiğin onlarca beden,
Kim olduklarını umursamayacaksın üstelik,
Bedenine sevgiyle dokunmadıkları  gelecek aklına,
Hatta bazılarının, yalnıza kadın oluşunla ilgilendiğini anımsayacaksın.
Belki de daha kötüsü...
Bir sigara daha yak...

Ben önceleri yakıştırmazdım kendime,
Şimdi sigara benimle daha bir anlamlı,
Bir paketin sonu geldiğinde, gün de bitiyor benim için.
Yeni güne yeni bir paketi açmamla başlıyorum.
Hiç bitmeyen ve sonu gelmeyecek bu sevgi arayışıma,
Daha da anlam dolu bakıyorum.  
Ve tabi daha da fazlası...

Ben kendimi söndürürcesine yürüdüğüm yağmurda,
Farketmeden basıp geçtiğim onlarca çukurun dışında arıyorum.
Yanılıyorum ve yanıldığımı eve dönünce ıslanan paçamdan anlıyorum.
Bana tutunup  gelen masum yağmuru göremiyorum bir türlü.
Bir süre daha görmek istemediğimden belki de...

7 Şubat 2018 Çarşamba

Bilmediklerimden...

Bilmediklerimden...

deneme, aforizmalar, bir deli mavi


             ■Bir daha aynı hisseder miyim, kalbim yine aynı hızla atar mı bilmiyorum.

          ■Hayata hep bir adım geriden başlayan bir kadın, koşmaya cesaret eder mi?

          ■Zorlu merdivenler ile zirveye çıkanlar, asansöre binmek ister mi ?

          ■Dupduru bir denize, çamurlu ayaklarım ile basmaya cesaretim var mı?

          ■Kalbim paramparça olmuşken, aynı yolları, finali bile bile yürür müyüm?

          ■Pişmanlıklarımı "kendi seçimlerim" adını vererek mi saklıyorum?

          ■Hayatın bana mutlu olmam için hiç şans vermediğini düşündüğüm halde, neden halen mutluluk adı altında bir arayış içindeyim?

          ■Sevmek kalıplaşmış bir kaç cümleden mi oluşuyor gerçekten?

                           Az evvel en sevdiğim şiirlerimi yaktım...

        ■Şairin dediği "Ankara Diye İnsanlar Vardır" cümlesi neden bu kadar özel ki benim için?

         ■Takıntı haline getirip kendimi zorla aşık mı ediyorum?

         ■Bazı yazıların, bazı şiirlerin içinde kaybolup, kalbimin deli gibi çarpması ile uyanıyor olmam garip mi?

         ■Bir şairin sabaha az vakit kalmışken yazdığı bir şiir olmak istemem çok mu anormal?

          ■Her ay mutlaka bir gün İsmet Özel'in Amentü'sünü dinleyip uykuya dalmam normal mi?

         ■Din konusunu neden bu kadar araştırıyorum?

         ■Ellerim kanaya kanaya neden hayata tutunma çabasındayım?

         ■Nihayete ermiş bir umudun, ufak tefek kırıntıları ile yaşamak saçma mı?

         ■İçimde küçücük bir kız çocuğu varken, neden insanlara bu yüzümü göstermeye korkuyorum?
       
        Umutlarım o kadar hızla ölüyor ki, hayatın bana attığı bu kazığa yetişemiyorum. Şiirlerim sahibini arıyor, yazdığım her kelimenin sonunda bir damla kan gizli. Gözyaşlarım halen o çiçeği suluyor. Ve tüm günahların bedeli, tek gecelik o şarap şişesinde gizli. Ağırlaşan yükümü hafifletmek için saçlarımı kesiyorum halen. Bazı günlere hiç hakketmediği anlamlar yüklüyorum. Hüzünlüyüm beni ilk tanıdığın o gün ki gibi. Yazdığım yazılara ekliyorum seni yine farkında olmadan, adını halen büyük harfle yazıyorum. Ellerim yine soğuk, ellerim yine hüzünlü, ellerim... Ve bazen her şeyin güzel olacağı zamanları düşlüyorum. Ve seni halen...